25 Haziran 2016 Cumartesi

CAHİT KÜLEBİ-ATIMIN YELESİ BULUT RENGİNDE
Okuduğum kitap Turgay Fişekçi’nin seçtiği şiirlerden oluştu. Kısa bir biyografiden önce söylemeliyim ki, Külebi’nin şiiri içtenliğin şiiridir. Duru ve uyumlu anlatımıyla dikkat çeker. Bunun yanı sıra mısralarda göze çarpansa doğallık, gerçekliktir.


ALACAKARANLIKTA
….
Sen de yalnızlık saçarsın.
İçmeye korkarsın, efkâr basar.
Ağlayamazsın el âlem var.
Şapkanı bile çıkaramazsın
Saçlarını uçurur rüzgâr...



CAHİT KÜLEBİ

20 Aralık 1917-20 Haziran 1997
“Bir şair konuşulan her şeyin şiirini yazabilir, tabi yazabilirse.”





Tokat’ta doğmuş, Ankara’da vefat etmiştir. Külebi adını babasının aile adı Gullebi'den yararlanarak kullanmaya başlamış, sonradan soyadı olarak tescil ettirmiştir.

Edebiyat öğrenimi görmezse şair olamayacağına inandığı için İstanbul’daki yüksek öğretmen okulu sınavlarına hazırlanır. İlk şiirlerini daha lise öğrencisiyken, Sivas Erkek Lisesi'nin Toplantı adlı dergisinde yayımlamıştır.

Yazım hayatı İstanbul’da devam ederken Gençlik dergisinde Mahmut Cahit ve Nazmi Cahit imzalarıyla şiirler yayımlamış; Yeşeren Otlar adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü'nü, Yangın adlı kitabıyla da Yeditepe Şiir Ödülü'nü kazanmıştır. Çeşitli illerde köy öğretmenliği yapan Külebi 1956’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda başmüfettiş olmuştur.



Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!


Halk şiirinden, türkülerden yararlanarak çağdaş bir şiir
oluşturmuş; yurt, insan ve doğa sevgisini işlemiştir. Şiirlerinde çocukluğunun ve gençlik yıllarının geçtiği yörelerden izlenimlerini yansıtmıştır. 1940 sonrasında başlayan şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri vardır.



Paylaşmak istediğim şiirinse gökyüzünü içeren mısraları var…
Ne de olsa umut alabildiğine geniş, umutsuzluksa denizler gibi.


ÇÜRÜYEN OTLAR

Bilinmez hangi şehirde
Yaşarsın aşktan habersiz,
Küçük çakıl taşım, nasıl bulayım!
Kaybolmuşsun bir kocaman nehirde.

Bu kimin çocuğu, der, seni görenler.
Benim çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan.
Bunca kötülüğü bağışlatır bakışın
Yanakların kızarır ağlamaktan.

Bir gün sokakta rastlasam, ellerini
Alsam avuçlarıma okşasam.
Sıcaklığını tanır da mısralarımdan
Kız kardeşimsin sanırlar belki.

Sen orada, ben burada
Birbirimizden habersiz
Ayrı yaylalarda yeşeren otlar gibi
Bekleye bekleye çürüyeceğiz.

 Senin oturduğun şehirde
Gökyüzü mavidir benimkinden,
Çiçekler daha taze
Kuşlar bile güzeldir birbirinden.

Şarkılar daha neşeli, daha mahzun
Akşamlar daha garipsi,
Umut alabildiğine geniş,
Umutsuzluksa denizler gibi;

Trenler bile daha sevinçli
Daha kederli gelir gider.
Gençler bütün haşarı
Yaşlılar büsbütün kederlidirler.

Kadınların sütü daha gür, daha ak
Çocukların iştahı yerinde,
Gemiciler bile daha sarhoştur
Doğup büyüdüğün şehirde.

Garibim! Nazlım! Öksüzüm!
Hayal rüzgârlarıyla emzir beni de!
Uzak ya, kokunu duyuyorum
Gül gibi açıldığın şehirde.

Mavi saçlı kız iyi okumalar diler…



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder