9 Aralık 2015 Çarşamba

AİLE ÇAY BAHÇESİ YEKTA KOPAN



Aile çay bahçesi hakkında söylenecek çok şey var, bense yine kendi tarzımda bir post hazırladım. Yazar, alıntı, kitap. Hepsinden biraz biraz ne çok az ne merak uyandıramayacak kadar…

Ethem Yekta Kopan Türk yazar, seslendirme sanatçısı ve televizyon sunucusudur. Kendisi Yalvaç Ural'ın kızı Tanay burcu Ural 'la evlidir.

Seslendirme için; etkileyici yelpazede birçok karakterle özdeşleşmiş eşsiz sesi… Jim Carrey, Michael J. Fox, çizgi film karakteri Sylvester ve Buz Devri (film) animasyon karakteri Sid...

Yazarlık kısmında; İlk kitabı Fildişi Karası 2000 yılında yayımlandı. Bunu Fildişi Karası, Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri, Yedi Derste Vicdan Muhasebesi, Kara Kedinin Gölgesi ve Karbon Kopya adlı öykü kitapları ile İçimde Kim Var adlı romanı takip etti.

·        Aşk Mutfağından Yalnızlık Tarifleri adlı öykü kitabı 2002 Sait Faik Hikâye Armağanı'na,
·        Bir de Baktım Yoksun adlı öykü kitabi ise 2010'da hem Haldun Taner Öykü Ödülü’ne, hem de Yunus Nadi Öykü Ödülü'ne değer görülmüş bir öykücüdür.
o   Sait Faik Hikâye Armağanı, Yazar Sait Faik Abasıyanık anısına her yıl ölüm yıldönümünde bir öykücüye verilen armağan. Edebiyat dünyamızın en büyük ödüllerinden biridir.
o   Yunus Nadi Abalıoğlu Cumhuriyet gazetesini kuran Türk gazeteci ve siyasetçidir. Anısına her yıl öykü, roman, şiir, karikatür ve sosyal bilimler alanlarında ödüller verilmektedir.
Yolculuk başka bir hedefe doğru evrilir. Gerçeklik başka bir yere sıçrar, renkler değişir, umutlar yeşerir.

NTV televizyon kanalında her gün yayınlanan “Gece Gündüz” adlı kültür-sanat programının sunuculuğunu yapmaktadır.


Hacettepe Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun oldu. Postu hazırlarken dikkatimi çeken bu kısımda araştırmalarımı arttırarak derslerimde olduğu yerlerde Kopan’ı bulmak ve tanımak etkileyici oldu…
Bir yakınım ile Hacettepe işletme ‘den aynı dönem mezun olmuş yetenekli kişi. 1988-89 üniversite yıllığında yazılanlar, şimdilerde kimseyi şaşırtmasa gerek:
"...hele ki yıldız amfide önemli sınavlardan önce herkes son kez notlarını okurken biz az mı güldük? Yaptığın taklitlerle, ara sıra yanık bir sesle arabesk dünyasından mırıldandığın şarkılarla, henüz dinlemeye muvaffak olamadığımız gitarınla, üstün tiyatro kabiliyetinle, hemen her gece değişik tiplere yaptığın seslendirmelerle, iş adamı olmayı nasıl başaracaksın merak ediyorum doğrusu." –alıntıdır- https://eksisozluk.com/yekta-kopan--83425?p=5

"Rengin bir garip,” dedim, “daha önce hiç kırmızı salyangoz görmemiştim.” "Biliyorum, biraz farklıyım. Ama hiç dert etmedim bunu. Taşların arasına sığınan kertenkelelerden, göl kenarında pusuya yatan kurbağalardan, en savunmasız anlarda saldırıya geçen kuşlardan, bahçelerine yanaşmayalım diye sağa sola sarmısak asan insanlardan, sırf zevk için ağızlarından salyalar akıtarak kabuklarımızı kıran çocuklardan daha tehlikeli değil rengim.”

Kitap için; çocukluğundan beri kavram dayatmaları altında yaşayan ve nefret sebepleri yani kardeşi ve annesinin ölümü olmasa da bir derece sorunlu bir hayatı olacağını düşündüğüm “güzelliklerle bezenmiş” Müzeyyen. Babasının hayatı başka kadınlar etrafında dönerken annesinin çamaşır suyu kokan elleriyle geçen kardeşi doğmadan önce en mutlu son zamanlarıydı belki de… Sonrası ise belli öksüz kardeşler, babaannenin annelik yapması, ruhsal ve gerçek dünyayla mücadele eden Müzeyyen. 

Sonu ise
“Öyle şeyler anlatırdım ki sana, tek kelimesi aklını başından alır/’ dedim. İçimden. Yine de bir şey duymuş gibi döndü baktı Çiğdem. Kayalığın tam ucunda duruyordu.
 Dalgalanan sarı saçlarının arasından bir bulut geçti. “Bir şey mi dedin?” diye bağırdı. “Hayır,” dedim. Belki rüzgâr içsesleri de taşıyordu.
 “Buraya gelsene Müzeyyen,” dedi, “bak dalgalar nasıl da köpürüyor aşağıda.” O hüzünlü halinden eser kalmamıştı, mutlu bir çocuktu artık.
Georges Seurat'nın noktacılık tekniği ile yaptığı "Les Poseuses”
Georges Seurat'nın noktacılık tekniği ile yaptığı "Les Poseuses”

 Sigaramdan derin bir nefes çektim, filtresine kadar eridi gitti.
 Bir fiskeyle fırlattım uzağa. Keçi başına benzeyen bir kayanın yanına düşüşünü izledim. Yavaşça ayağa kalktım. Çiğdem on adım uzağımdaydı. Yürümeye başladım.

Araları doldurmak ise size kaldı. Öyleyse mavi saçlı kız hepinize iyi okumalar diler…



Yazarı daha yakından takip etmek isteyenler için… http://filucusu.blogspot.com.tr/

19 Kasım 2015 Perşembe

HARRY POTTER VE MELEZ PRENS

Uzun aradan sonra yeni post; 7 kitaplık uzun serinin sonuna gelmeden bir şeyler yazıp söylemek istemedim.
Bu postta yıllardır bildiğimiz şeyler üzerine uzun özetler ve yorumlardan kaçınıp büyük yazarımız J. K. Rowling ve kitap hakkında dipte kalmış derlememle baş başa kalacaksınız.
Kaleme aldığı ilk hikâye, altı yaşındayken, yazdığı ‘‘Tavşan’’ isimli bir öykü. İki kardeşin o sıralardaki en büyük arzusu canlı bir tavşan sahibi olmak olduğu için, kardeşinin bir tavşan deliğine düşmesine, oradaki tavşan ailesinin onu çileklerle ağırlamasına dair, umutlu ve esprili bir hikâye...
Ölümüne bir mücadeleye girmek için arenaya sürüklenmekle arenaya başın dik girmek arasında fark buydu... Dumbledore biliyordu bende biliyorum diye düşündü. Harry, müthiş bir gurur duygusuyla, annemle babamda biliyordu. Aralarında dünya kadar fark var.
Başlarken ‘’Güzel kızım Mackenzie’ye mürekkep ve kâğıttan yapılmış ikizini adıyorum.’’ sözü Harry Potter’ın karakteristik kimliğinin kime ait olduğunu ortaya çıkarıyor.
Benim mürekkep ve kâğıttan yapılmış soyadı ikizimin isim hikayesi ise şöyle: Rowling’in çocukluk günlerinden arkadaşı iki kardeşin soyadı Potter. Bir alıntı gerekirse; ‘’Ömrünün büyük bir bölümü, ismiyle ilgili yapılan acımasız şakaları kaldırmakla geçmiş olan Rowling, (Rowling, İngilizce'de ‘‘yuvarlanan’’ anlamına gelen Rolling kelimesi ile kafiyeli olduğundan, epey tombul bir çocuk olarak, az acı çekmemiş yani!) bu iki kardeşin soyadına fena hâlde gıpta edermiş.’’ Postu hazırlarken çıkan ‘Rolling’ düzeltmeleriyle karşılaşınca alıntı sahibine -mi diyim yoksa yazara mı- hak vermemek işten değil.

Hikâyenin bilinen kısmı ise; isminin sadece ön harflerini kullanmasının sebebi, kitabı ilk piyasaya sürdüğünde çoğunlukla erkek çocuklarının ilgi göstereceğini ve bu çocukların da bir kadının hikâyesini dinlemeyi istemeyeceğini düşünüyor olmasıdır.
Exeter Üniversitesi'nin Fransızca bölümüne girmiş – Fransızca eğitimi kitapta da kullandığı kelimeler ve hayal dünyasından çıkan isimlerin Fransızca ses ve yazı özelliklerini taşımasıyla sezdirilmiş.- sonrasında yaptığı sekreterlik işsiz kalmasıyla sonuçlanmış. İngilizce öğretmeni olarak yurt dışına, Portekiz'e giden J.K. günümüzde çağdaş bir efsane olarak tarihe geçmiş bulunan Harry Potter'ı yazmaya karar verdiği o uzun tren yolculuğu gelmiş. Bu sayede Rowling işsizlik maaşıyla geçinirken adını saygın bir yazar haline getirecek olan serinin de temellerini atmış oldu. Kitapları 78 dile çevrilmiş 450 milyondan fazla satmış ve gişe rekorları kıran 8 filmiyle Britanya İmparatorluk Nişanı, Hans Christian Andersen Ödülü, Fransa Legion d’Honneur Nişanı’na layık görüldü. "Dünyanın En Hızlı Satan Kitabı" ve "Dünyanın En Çok Satılan Çocuk Romanı" unvanlarını aldı. Ayrıca Rowling kitap
‘’Ron’un Hogwarts Ekspresi’nde senin kompartımanında oturmaya karar verdiği gün, Weasley’ler için şanslı bir günmüş Harry.’
yazarak milyarder olan ilk insandır.
Türkiye’de kitap hakkında; Serinin ilk kitabı, Türkçe olarak ilk kez 1999 yılında Harry Potter Felsefe Taşı adıyla, Mustafa Bayındır'ın çevirisiyle Dost Kitabevi tarafından yayınlandı. Yeterince ilgi görmeyen bu baskıdan sonra serinin yayın haklarını Yapı Kredi Yayınları satın aldı ve ilk kitabı 2001 yılında Harry Potter ve Felsefe Taşı ismiyle ve Ülkü Tamer'in çevirisiyle tekrar yayınladı. Serinin bundan sonraki kitapları Sevin Okyay ve oğlu Kutlukhan Kutlu tarafından Türkçe'ye kazandırıldı.
Kitabın İngilizcesinde bulunan terimlere tercümanların bulduğu bazı ilginç Türkçe karşılıklar şunlardır:
İngilizce          Türkçe
Auror                  Seherbaz
Boggart               Böcürt
Dementor         Ruh emici
Ghoul                 Gulyabani
Horcrux           Hortkuluk
Parselmouth    Çatalağız
Pensieve           Düşünseli
Wizengamot     Büyüceşura
Son olarak tanıtım bülteninden Melez Prens’i de aktaralım
"İşte orada, okulun tepesinde, gökte asılı duruyordu: o yılandilli, parıl parıl parlayan yeşil kafatası; Ölüm Yiyenlerin bir binaya girdiklerinde... Birilerini öldürdüklerinde arkalarında bıraktıkları işaret..."
Büyücüler dünyasında devam eden karmaşa artık Muggle'ların dünyasını da etkilemeye başlamıştır. Harry Potter, Hogwarts'taki altıncı yılını Feci Yorucu Büyücülük Sınavlarına hazırlanarak geçireceğini düşünmektedir. Artık Quidditch takımının da kaptanıdır. Ancak Diagon Yolu'ndaki okul alışverişi sırasında Draco Malfoy'un bir şeyler çevirdiğini fark eder. Lord Voldemort'un geçmişiyle ilgili pek çok bilinmeyen ortaya çıkarken bir yandan da Malfoy'un neyin peşinde olduğunu öğrenmeye çalışan Harry'yi yine zor günler beklemektedir.
‘’Dumbledore diyor ki insanlar haklı değilde haksız olanları daha kolay bağışlarmış, dedi Hermonie.’’
Bir yıldır süren aralıklı Harry Potter serisi okumalarımla tek bir post paylaşmış olmam hakkında söyleyeceğim şeyse  ilgilenenler için diğer kitapların postunda ilgili the wizarding of the Harry Potter, film serisi, karakter analizi ve diğer derlemeleri planlıyorum.

Mavi saçlı kız iyi okumalar diler…