| BİR KADININ YAŞAMINDAN 24 SAAT STEFAN ZWEİG |
Orijinal
adı: Vierundzwanzig Stunden Aus Dem Leben Einer Frau
Çeviri:
Mahmure Kahraman
Yayınevi:
İş Bankası Kültür Yayınları
Baskı:
2015
Sayfa:
80
Tür:
Roman
Ağustos
sonlarında güzel bir gün karşımda Çeşme’nin açık turkuaz biraz mint yeşili
denizi. Yanımdaysa bazen bir bazen birkaç kitabım. Tabi bir de alışkanlığım...
Gittiğim
her yerden bir anı, birkaç kelime öğrenme hevesi ya da karbon temelli bir
canlıya zamanda yolculuğun ayrıcalığını yaşatan kitaplar alma zevki…
Geçireceğim
birkaç saate uygun küçük bir kitap gördüm İş Bankası Kültür Yayınları standında.
O anda göz bebeklerim büyüdü ve bunu okumazsam başka hiçbir şey yapamayacağım
bu hayatta diye düşündüm çünkü bu Zweig’di.
Zweig
gerçekçi betimlemelerin ustası. İlk kelimelerden itibaren etrafımı saran bir
sahne. Tüm atmosfer bende; kostümler, saçlar bende ya satrancı izleyen
heyecanlı seyircilerden biriyim ya Mrs C. tutkulu, hırslı bir kumarbazı güneşli
günler için ikna etmeye çalışırken içlerine işleyen yağmur damlaları benim.
| STEFAN ZWEİG |
Stefan
Zweig 1881 Viyana doğumlu romancı, oyun yazarı, gazeteci, biyografi yazarı. Felsefe
eğitimi gördü; İngilizce, Fransızca, İtalyanca, Latince, Yunanca öğrendi.
Dünyayı dolaşıp yerleştiği Salzburg’da en güzel eserlerini yazdı. 1930’larda başarısıyla
Nazilerin dikkatini çeken Yahudi kökenli Zweig’in eserleri yakılmaya başladı,
ülkesini terk etmek zorunda kaldı. İkinci dünya savaşı çıktığında Rio de Janeiro’ya
yerleşti. “Denemeler”de ölüm karşısında özgür olmak isteyen Montaigne’den
etkilendi.
Ya
da kendileri yüzme bilmedikleri halde boğulan birinin arkasından köprüden
atlayan insanların durumuna benzetilebilir belki yaptıklarım…
|
Avrupa’nın
düştüğü durumdan ve kendi dünyasının bir daha var olmayacağı düşüncesinden
dolayı intihar etti. Kendi isteğiyle ve bilinçli
olarak ayrıldığını, gücünün uzun süren yurtsuzluğu sırasında tükendiğini ve manevi
yurdu Avrupa’nın kendini mahvettiğini yazdığı veda mektubunu şu cümlelerle sonlandırmıştır:
“Bütün
dostlarımı selamlarım! Umarım uzun gecenin ardından gelecek olan sabah
kızıllığını görebilirler! Ben, çok sabırsız olan ben, onların önünden
gidiyorum.”
Lirik
şiir, trajedi, dram türünde sahne eserleri ve biyografi yazdı. Üç büyük usta: Balzac,
Dickens, Dostoyevski; Maria Antoinette; Stendal; Magellan bunlardan birkaçıdır.
Sigmund
Freud ve psikolojiye duyduğu ilgisini yansıtan bir kadının yaşamından 24 saat
için Maksim Gorki:“Böylesine derin bir kitap daha okumadım diyebilirim.”demiştir.
Sakin
üslupları, havadan sudan konuları olan pansiyon müşterileri arasında bir akşam
hararetli bir tartışma çıkar. Madam Henriette zengin kocasına ve iki küçük
kızına bir mektup bırakarak pansiyona yeni gelmesine rağmen sosyal yetisiyle
neredeyse birkaç saat içinde herkesin gözdesi olan genç, yakışıklı bir erkekle
kaçmıştı.
Tartışmanın
nedeni anlatıcının grubun düşüncelerinin aksini savunmasıdır. Anlatıcıya göre bu
kaçış masumca hatta olağandır.
Mrs
C.’nin -grubun sessiz otoritesi saygın İngiliz üyesinin- bu düşünce dikkatini
çeker ve genç adamın tüm samimiyetini, aklından geçenleri öğrenmek için anlatıcıyı
soru yağmuruna tutar. Anlatması gereken önemli şeyle kendini suçlamaktan kurtulacaktır.
Yaşlı
kadın 67 yıllık yaşamında kendisinden başka kimsenin bilmediği 24 saati
düşünmeden tek bir günü tek bir saati geçiremiyordu…
Peki, konu Madam Henriette’nin böylesine bir serüvene nasıl katılabildiği mi yoksa en
umulmadık tartışmalardan en gizli sırların bile ortaya çıkabileceği mi?
Bu
yeni dünyanın atmosferindeki bulutları birazcık da olsa dağıtabilmekti isteğim.
Mavi saçlı kız iyi okumalar diler…