30 Haziran 2016 Perşembe
25 Haziran 2016 Cumartesi
| CAHİT KÜLEBİ-ATIMIN YELESİ BULUT RENGİNDE |
Okuduğum kitap
Turgay Fişekçi’nin seçtiği şiirlerden oluştu. Kısa bir biyografiden önce
söylemeliyim ki, Külebi’nin
şiiri içtenliğin şiiridir. Duru ve uyumlu anlatımıyla dikkat çeker. Bunun yanı
sıra mısralarda göze çarpansa doğallık, gerçekliktir.
ALACAKARANLIKTA
….
Sen de
yalnızlık saçarsın.
İçmeye
korkarsın, efkâr basar.
Ağlayamazsın
el âlem var.
Şapkanı
bile çıkaramazsın
Saçlarını
uçurur rüzgâr...
CAHİT KÜLEBİ
20 Aralık
1917-20 Haziran 1997
![]() |
| “Bir şair konuşulan her şeyin şiirini yazabilir, tabi yazabilirse.” |
Tokat’ta doğmuş, Ankara’da vefat etmiştir. Külebi adını babasının aile adı Gullebi'den yararlanarak kullanmaya başlamış, sonradan soyadı olarak tescil ettirmiştir.
Edebiyat
öğrenimi görmezse şair olamayacağına inandığı için İstanbul’daki yüksek
öğretmen okulu sınavlarına hazırlanır. İlk şiirlerini daha lise öğrencisiyken,
Sivas Erkek Lisesi'nin Toplantı adlı dergisinde yayımlamıştır.
Yazım hayatı
İstanbul’da devam ederken Gençlik dergisinde Mahmut Cahit ve Nazmi
Cahit imzalarıyla şiirler yayımlamış; Yeşeren Otlar adlı kitabıyla Türk Dil
Kurumu Edebiyat Ödülü'nü, Yangın adlı kitabıyla da Yeditepe Şiir Ödülü'nü kazanmıştır.
Çeşitli illerde köy öğretmenliği yapan Külebi 1956’da Milli Eğitim Bakanlığı’nda
başmüfettiş olmuştur.
![]() |
Senin dudakların pembe
Ellerin beyaz,
Al tut ellerimi bebek
Tut biraz!
|
Halk
şiirinden, türkülerden yararlanarak çağdaş bir şiir
oluşturmuş; yurt, insan ve
doğa sevgisini işlemiştir. Şiirlerinde çocukluğunun ve gençlik yıllarının
geçtiği yörelerden izlenimlerini yansıtmıştır. 1940 sonrasında başlayan
şiirimizin yenileşmesi hareketinde kendine özgü bir yeri vardır.
Paylaşmak istediğim
şiirinse gökyüzünü içeren mısraları var…
Ne de olsa
umut alabildiğine geniş, umutsuzluksa denizler gibi.
ÇÜRÜYEN OTLAR
Bilinmez
hangi şehirde
Yaşarsın
aşktan habersiz,
Küçük çakıl
taşım, nasıl bulayım!
Kaybolmuşsun
bir kocaman nehirde.
Bu kimin
çocuğu, der, seni görenler.
Benim
çocuğum, diye, sesim gelir uzaktan.
Bunca
kötülüğü bağışlatır bakışın
Yanakların
kızarır ağlamaktan.
Bir gün
sokakta rastlasam, ellerini
Alsam
avuçlarıma okşasam.
Sıcaklığını
tanır da mısralarımdan
Kız
kardeşimsin sanırlar belki.
Sen orada,
ben burada
Birbirimizden
habersiz
Ayrı
yaylalarda yeşeren otlar gibi
Bekleye
bekleye çürüyeceğiz.
Senin
oturduğun şehirde
Gökyüzü
mavidir benimkinden,
Çiçekler
daha taze
Kuşlar bile
güzeldir birbirinden.
Şarkılar
daha neşeli, daha mahzun
Akşamlar
daha garipsi,
Umut
alabildiğine geniş,
Umutsuzluksa
denizler gibi;
Trenler
bile daha sevinçli
Daha
kederli gelir gider.
Gençler
bütün haşarı
Yaşlılar
büsbütün kederlidirler.
Kadınların
sütü daha gür, daha ak
Çocukların
iştahı yerinde,
Gemiciler
bile daha sarhoştur
Doğup
büyüdüğün şehirde.
Garibim!
Nazlım! Öksüzüm!
Hayal rüzgârlarıyla
emzir beni de!
Uzak ya,
kokunu duyuyorum
Gül gibi
açıldığın şehirde.
Mavi saçlı
kız iyi okumalar diler…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








